SaaS Turkey

Yazılımlarınızı satın almak yerine daha ekonomik bir çözüm olarak kiralamaya ne dersiniz?

Bulutların üzerinde iş yapmak; Cloud Computing

klavyede_bulutEğer IT dünyasını yakından takip eden biriyseniz son yıllarda IT sektöründe Cloud Computing (Bulut Bilgi İşlem) kavramından daha popüler bir kavram olmadığını da mutlaka bilirsiniz. Web’in ikinci büyük dalgası olarak adlandırılan ve gelecekte iş dünyasına yön verecek en önemli kavramlardan biri olarak önümüzde duran Cloud Computing, internet üzerinden bir servis olarak sunulan bilgi teknolojileri kaynaklarının kullanımı ve geliştirimi olarak tanımlanıyor. Bu kaynaklar “kullandıkça öde” modeliyle işletmelerin kullanımına sunuluyor ve işletmelerin IT için ayırmaları gereken finans ve iş gücü kaynağını minimuma indiriyor.

Cloud Computing başlı başına bir IT outsourcing hizmeti aslında.
Dünyayı çalkalayan bu kavram artık ülkemizde de çok konuşulur hale geldi. Bulut Bilgi İşlem için ekonomik ve sosyal motivasyonlar çok yüksek seviyede. İş dünyası daha önce hiç olmadığı kadar hız ve çeviklik istiyor. Kriz baskısı altındaki iş dünyası hem IT için fazla para harcayamıyor hem de iş süreçlerini, maliyetlerini kontrol altında tutmak için bir bilgi sistemine hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyor. Hızda, değişime ayak uydurmada işletmelere çok düşük kullanım maliyetleri ile büyük fayda sunan Cloud Computing uygulamaları ise altın çağını yaşıyor. Bulutlar üzerindeki başarı hikayelerine her hafta yenileri ekleniyor.

Diğer yandan yazılım dünyasındaki dinazor teknolojilerin sahibi dünya devleri bir yandan bu konuda mesafe katettiklerini çeşitli vesileler ile duyursalar da el altından yönlendirdikleri (güya) bağımsız danışmanlar ve köşe yazarları Cloud Computing ve onun içerisinde yer alan SaaS uygulamalarının tehlikelerini sayıp döküyorlar.

Workcube olarak %100 web tabanlı teknolojiye sahip yazılım çözümlerimizle müşterilerimize hem satış hem de kiralama modeliyle yazılım hizmeti sunuyoruz. Ne sadece Cloud Computing üzerine yoğunlaşmış şirketler gibi %100 savunucu ne de eskimiş teknolojiye sahip dinazor yazılım şirketleri gibi %100 yerici durumdayız. İster satın alarak olsun ister kiralayarak savunduğumuz tek şey var; günümüz dünyasında bilgi teknolojileri olmadan küçük büyük hiçbir işletmenin başarılı olması mümkün değil ve hangi şekilde olursa olsun işletmeler artık %100 Web tabanlı teknolojilere yatırım yapmak zorunda.

Özetle Cloud Computing konusunda IT profesyonellerinin kafası epey karışık durumda. İşte kafaya takılan sorular ve cevapları.

Bulut (Cloud) kavramı nereden geliyor?
Bulut Bilgi İşlem kavramının bulut elementi internet için kullanılan bir metafor. Hem network diagramlarında çoğunlukla bu şekilde sembolize edilmesi hem de soyut anlamda kompleks alt yapı uygulamalarını adeta bir bulut gibi örterek gizlemesi sonucu internet için bu kavram kullanılmaya başlanmış.

Bulut Bilgi İşlem Nedir?
Bulut Bilgi İşlem ölçeklenebilir, gerçek zamanlı, internet tabanlı teknoloji servis ve kaynaklarını ifade eden bir kavram. Bulut bilgi işlem kavramı Software As a Service (SaaS), Web 2.0 ve 2005 yılından bu yana ortaya çıkan diğer teknoloji trendleri ile bütünleşik bir kavram.

Geleneksel iş uygulamalarının çok komplike ve pahalı olması bulut bilgi işlemin gelişiminin önünü açtı. Geleneksel yazılımların yanı sıra bu yazılımlar için gereken veri merkezi, kesintisiz enerji, soğutma, bant genişliği, network ağı, serverlar, veri depolama çözümleri gibi ek yükler de işletmelerde önemli iş gücü ve finansal kaynak gerektiriyordu. Bir de her departmanda veya şirket biriminde farklı farklı yazılımların ve donanımların kullanıldığı düşünüldüğünde bu işleri yönetmenin ne kadar zor olduğu daha da ortaya çıkıyor.

Cloud Computing söz konusu olduğunda ise, kurumsal iş yazılımınız şirketiniz bünyesinde değil, bir veri merkezi üzerinde barınıyor. Bulut üzerinde herhangi bir yazılım kullanmaya başladığınızda sadece login oluyor ve parametrik ayarlamaları şirketinize göre yaparak hemen sistemi kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Cloud Computing yani bulut pazarlamanın en büyük gücü işte burada yatıyor. Hızlı, pratik ve zahmetsiz.

En önemli konulardan biri de Bulut Bilgi İşlemin maliyetinin çok düşük olması. Öncelikle yazılım lisansları, yazılımı uygulayacak projeciler ve geliştirimciler, yazılımı yönetecek ve yaşatacak IT profesyonelleri için para ödemek zorunda kalmayacağınızdan maliyet otomatikman düşüyor. Yazılım upgradeleri otomatik olarak yapılıyor ve hemen kullanabiliyorsunuz. Sizin işletmenize özel herhangi bir geliştirim yapıldıysa bile bu sistemi kullanan tüm diğer işletmelerin de kullanımına açılan bir fonksiyon haline geliyor. Tabi bu aynı zamanda bulutlar üzerindeki yazılımların fonksiyonlarının ve güvenliğin sürekli gelişiminin ve güncelliğinin de bir garantisi oluyor.

Yazılımı kullanmak için herhangi bir şey satın almanız gerekmiyor. Belli kullanıcı sayılarına özel fiyatlandırılan aylık abonelik bedeli ödemek bulutlar üzerinde iş yapabilmek için kafi. Artık insan kaynaklarından CRM’e, muhasebeden finansa tüm yazılım çözümleri bulut üzerinde kullanıma açılabiliyor ve dünyada binlerce işletme yazılım ihtiyacını bu şekilde karşılıyor. “Ben standart bir yazılım kullanmak istiyorum, şirketime göre özelleştirmelere ihtiyacım yok, üstelik bu iş için ayıracak bütçem de yok ama bir yazılım ile işlerimi düzene sokmaya ve geliştirmeye ihtiyacım var” diyorsanız Cloud Computing tam size göre. Basit, hesaplı ama etkisi büyük…

Bulut Bilgi İşlem’in Özellikleri Neler?
• Çok hızlı kullanıma alınıyor, bu sayede değer üretmesi de çok hızlı oluyor.
• Herhangi bir başlangıç masrafı veya finansal yatırım ihtiyacı yok.
• Yazılım kullanımı için alınan eğitim, destek v.b. hizmetler için sabit bir bedel yerine kullandıkça öde yöntemi geçerli.
• Hizmet ihtiyacınızı sadece yazılım sunan firmadan değil, bu sistemi sizin gibi kullanan binlerce kişi veya kurumdan karşılama ihtimaliniz de var.
• Bulut üzerinde aynı çözümü kullananlar çok geniş bir kullanıcı networku oluşturuyor ve birbirleriyle direkt iletişime geçebiliyorlar.
• Yazılımda parametrik tanımlamalar dışında şirketiniz için özelleştirme yapma imkanı oldukça sınırlı.
• Çoğu işletmede 1-2 ay içerisinde %100 aktif biçimde kullanılmaya başlanıyor.

Bulut Bilgi İşlem Sadece Yazılımı mı Kapsıyor?
Cloud Computing konusunda 3 farklı kategoride veya bunların bileşenleri şeklinde kullanım anlaşması yapılabiliyor.

1. Infrastructure as a Service:Bu seviyede sanal server, barındırma, depolama ve network hizmetleri abonelik sistemiyle kullanılabiliyor. Örneğin, Amazon bu konuda Elastic Compute Cloud ve Basit Depolama hizmetleri veriyor.

2. Platform as a Service:
Teknolojik donanım altyapısı için gereken her şey işletim sistemi, donanım, load balancing ve dahası platform başlığı altında yapılan anlaşmalarla internet üzerinden kullanılabiliyor. Microsoft’un Azure yatırımları bu amaca hizmet için gerçekleştiriliyor.

3. Software as a Service:
Web tabanlı kurumsal veya son kullanıcıya hitap eden yazılımlar yine abonelik sistemiyle internet üzerinden kullanılabiliyor. Kurumsal pazarda CRM, ERP, Finans ve Muhasebe, İnsan Kaynakları Yönetimi yazılımlarının bu şekilde kullanımı tüm dünyada hızla artıyor.

www.workcube.com

SaaS’ın Gelişimini Destekleyen İş ve Ekonomi Trendleri

Her yeni ürün, hizmet veya iş modeli bir ihtiyacı karşılamak için ortaya çıkarılır. İhtiyaçlarının farkına varan kişi veya kurumların çoğalmasıyla da o ürün veya hizmete ait pazar gitgide genişler.

Bilişim dünyasında SaaS kısa ismiyle anılan ve bir yazılım tedarikçisinin, ürettiği yazılımı birden çok işletmeye kiralamak suretiyle kullandırmasını ifade eden yazılım tedariği modeli, iş dünyasında ve ekonomide meydana gelen belli değişimler ve trendlerin sonucunda oluşmuş bir pazar aslında. Globalleşmenin hızlanması, internet ve mobil cihaz kullanımının hızla yaygınlaşması, ekonomik sıkıntı ve dar boğazlar, rekabetin boyutunun ve yönünün değişmesi işletmeleri ve yazılım tedarikçilerini, yazılım ihtiyaçlarını farklı yöntemlerle karşılama arayışına götürdü.

SaaS’ın Gelişimini Tetikleyen Faktörler

Değişen Rekabet Koşulları
Globalleşme ve internet üzerinde iş ve işbirliği yapabilme imkanlarının hızla artması rekabet kavramını bambaşka boyutlara taşımış durumda. Artık işletmeler için fırsatlar kadar tehditler de hiç olmadığı kadar yakın. Endüstrilere giriş bariyerleri daha da azaldı. Bu gelişim işletmeler için yeni pazar imkanları yaratıyor. Müşteri sadakati ise gitgide azalıyor.

İnternet üzerinde iş ve işbirliği yoluyla tüm dünya ile iş yapabilme yeteneği kazanmak isteyen işletmeler yazılımcılardan kendilerini dünyaya açacak Web tabanlı yazılımlar talep ediyorlar. Yazılımcıların ürettiği Web tabanlı iş yazılımları on-premise modeliyle sunulabilmenin yanı sıra SaaS yöntemiyle de işletmelere sunulabiliyor.

İş Yaşamının İhtiyaçlarının Değişmesi
Teknolojiyi Yönetmedeki Zorluklar
Mobil teknolojiler, internet kullanımının hızla yaygınlaşması, geniş band network bağlantıları iş dünyasının bilgi teknolojisi altyapısında farklı zorluklarla uğraşmasını gündeme getirdi. İşletmelerin işlerini yönetmek için kullandıkları yazılımlar çeşitlendi. Mobil cihaz uygulamaları, B2B, B2C yazılımları, olmazsa olmaz CRM, HR, ERP yazılımları, Proje yönetim yazılımları, güvenlik ve veri tabanı yazılımları, doküman yönetimi yazılımları, tüm bu yazılımların entegrasyonu için yürütülen projeler, iş süreçlerini akıcı biçimde gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan Business Prosess Management yani süreç yönetim yazılımları, tüm bu yazılımlardan veri alarak bunları patronlar ve yöneticiler için anlamlı raporlara dönüştüren iş zekası yazılımları, doküman üretim ve yönetim yazılımları, mail serverlar ve dahası… Ve ortaya çıkan koskocaman bir karmaşa.

Tüm bu karmaşayı yönetmek; daha çok emek, daha çok insan, daha çok para demek. Bu alandaki zorlukların artması iş dünyasının kafasında acaba diğer IT hizmetleri gibi yazılım konusunu da outsource edebilir miyim sorusunu daha çok gündeme taşıyor. Bu arayışın sonu ise başlı başına bir yazılım outsourcing hizmeti anlamına gelen SaaS modeline dayanıyor. Yazılımını kendi sunucusunda barındırmak ve yaşatmak yerine kiralayan işletmeler sadece yazılımı değil bu yazılımı barındırmak, güvenliğini sağlamak, verilerini yedeklemek ve 7/24 yaşatmak için gereken her türlü donanım ve teknik iş gücü ihtiyacını da outsource etmiş oluyor aslında.

Hızlı ve Çevik Olma İhtiyacı
Elindeki iletişim ve etkileşim araçlarıyla gitgide daha da güçlenen müşterilerin azalan sadakatleri, yükselen beklentileri işletmelerin iş süreçlerini hızla güne uyarlayarak pro aktif davranma ihtiyacını daha da arttırdı. Oysa uzun implementasyon projeleriyle hayata geçirilen, değişmesi, gelişmesi zor yazılımlar iş dünyasının istediği çevikliği kendilerine sunacak fonksiyonlardan ve özelliklerden tamamen uzak durumda. Yapılan bir endüstri araştırması şu çarpıcı gerçekleri gözler önüne seriyor. Yazılım projelerinin %31.1′i tamamlanmadan iptal ediliyor, bitirilen projelerin %52.7′si ise beklenenin iki katı sürede veya bütçede tamamlanabiliyor.
Hızla kullanıma alınan, SaaS yazılımları hızlı geri dönüşümleri, parametrik yapıları, kolay kullanım ve öğrenilebilme imkanlarıyla iş dünyasına istedikleri çevikliği verebilme yeteneğine sahip. Bu yüzden gitgide popüleritesini yükseltiyor.

Değişen Ekonomik Şartlar
Özellikle son dönemde yaşanan global ekonomik durgunluk işletmelerin operasyon bütçelerini kısmalarına sebep oldu. İşletmeler artık finansal yatırımlarını tekrar ele alarak, limitli kaynaklarını ‘nasıl daha etkin biçimde paylaştıracakları’ üzerine kafa yoruyorlar. Yazılım lisansları ve implementasyon projeleri için yapılan yüksek yatırımların en aza indirilerek, işletmenin verimli biçimde yönetilebilmesini sağlama arayışı, yazılımı kiralama modeliyle kullanma konusunda işletmelerin ön yargılarını gitgide yıkmalarına yol açıyor. İlk yatırım maliyeti neredeyse sıfır olan SaaS modelinde yazılımı yaşatma ve destekleme maliyeti de tedarikçiye yüklenmiş oluyor.

Ayrıca SaaS modelinde, tedarikçinin yazılım üzerinde yaptığı her bir geliştirim veya eklentiden müşterinin herhangi bir upgrade ücreti ödemeden faydalanabilmesi de bu modelin en önemli ekonomik avantajları arasında yer alıyor.

www.workcube.comworkcube_ondemand_resim3

Cloud Computing Nedir, Ne Değildir?

cloud_computingCloud Computing yani Bulut Hesaplama, geleneksel bilgisayar konseptindeki yerel hesaplama yöntemlerini tarihe gömüyor. Cloud computing kısaca, ihtiyaç duyduğunuz verilerin ve hesaplamaların sizin bilgisayarınızda değilde, uzaktaki birçok bilgisayarda tutulması ve hesaplanması mantığına dayanıyor. Hesaplanan veriler sonradan internet üzerinden sizin bilgisayarlarınıza yönlendiriliyorlar. Bu durumda elinizdeki bilgisayarın kapasitesinin ne olduğunun önemi kalmıyor. Ayrıca bu verilere dünyanın herhangi bir yerinden ve herhangi bir donanımla erişim sağlanıyor. Bu da doğal olarak platform bağımsızlık sağlıyor. Yani sizin kullandığınız sistem ister Windows, ister Linux olsun istediğiniz uygulamayı çalıştırabilirsiniz.

Cloud Computing’in mantığı aslında birkaç yazılım türünde gizli. Bunların en başında gelen web tabanlı yazılımlar. Yazılarımı takip edenler gelecekle ilgili öngörülerimde sürekli bu tip uygulamaların öneminden bahsettiğimi hatırlarlar. Bunlara örnek olarak Google’ın ofis uygulamalarını verebiliriz. Veriler ve işlemler tamamen uzaktaki bilgisayar kümelerinde tutuluyor ve size sadece sonuçları yansıyor.

Bir diğer yazılım çeşidi ise, bir şekilde bir ağ üzerinde çalışan yazılımlar. Bunlar sadece tarayıcı kullanarak ulaşabileceğiniz uygulamalar değiller. Daha çok Client/Server (İstemci/Sunucu) mantığıyla çalışan uygulamalar. Buna örnek olarak son zamanlarda oldukça dikkat çeken OnLive‘ı örnek gösterebiliriz. OnLive kısaca, oyunların uzaktaki sunucu kümelerinde çalıştırılarak size video olarak aktarılması esasına dayanıyor. Siz oyunu oynuyorsunuz oyunun ekran görüntüsü anında video formatında kaydedilerek size sunuluyor. Bu durumda bilgisayarınızın performansının bir önemi kalmıyor. Sadece internet bağlantınızın hızı önem kazanıyor.

Cloud Computing’in Temelleri

Bulut hesaplamanın temelinde hosting mantığı ve Grid computing yatıyor. Uygulamalarınızı uzaktaki dev sunucu çiftliklerine (server farms) göndererek depoluyorsunuz. Uygulamanızın ihtiyaç duyduğu işlem gücü ise, dağıtık sistemler tarafından karşılanıyor. Yani, birden fazla bilgisayara paylaştırılıyor. Buna grid computing deniyor. Aslına bakarsanız bu pekde yeni birşey sayılmaz. Yıllar önce başlatılan SETI projesi gibi çoğu proje hali hazırda dünyadaki milyonlarca gönüllü insanın bilgisayarlarının işlemci gücünü kullanıyor.

Bulut hesaplama kümelerinde bulunan uygulamalar ise, yine bu hizmeti sunan şirketler tarafından belirleniyor. Microsoft .Net platformuna destek verirken Sun’da Java platformunu destekliyor. Siz ise, ihtiyacınız olan uygulamaları (Örneğin, SqlServer, Oracle gibi) kiralayarak kullanıyorsunuz.Buna Utility computing deniyor. Uzaktaki sunucu kümelerine ise, kullandığınız disk alanına ve işlem kapasitesine göre ödeme yapıyorsunuz.

Gördüğünüz gibi, bulut hesaplamanın aslında yeni bir tarafı yok. Bilişim sektöründe alışık olduğumuz üzere, yapılan birkaç şeyi birleştirip yeni birşeymiş gibi sunulması mantığı. Benim bundan pek şikayet ettiğim söylenemez, çünkü bu konsept yaygınlaştıkça oldukça fazla gelir kapısı açılacaktır. Bu günden bu konsepte yatırım yapma şansı olanlar ise kesinlikle karlı çıkacaklardır.

Bulut hesaplama konsepti Adobe Air gibi platformları oldukça yaygınlaştırabilir. Bildiğiniz üzere Adobe Air, internet üzerindeki uygulamaların, sanki bilgisayarınıza kurulan bir yazılım gibi masaüstünüzde çalıştırabilmesi esasına dayanıyor.

Cloud Computing’in Diğer Unsurları

Bulut hesaplamanın en önemli unsurlarından birisi, servis olarak altyapısı yani IAAS (Infrastructure as a Service). Bu bildiğimiz sanallaştırma hizmetleri gibi altyapı servislerinin sunucu çiftliklerinde yapılması esasına dayanıyor. Yani geliştiriciler istedikleri sistemlere sahip olabiliyorlar ve bunları kontrol edebiliyorlar. Buna örnek olarak Amazon EC2 servisini gösterebiliriz.

Bir diğer unsur, servis olarak platform yani PAAS (Platform as Sevice). Burada, geliştiricilere uzak sunucularda barınan komple bir geliştirme ortamı sunuluyor. Bu sayede bilgisayarınıza bir library indirmeden işlemleri gerekleştirebiliyorsunuz. Buna örnek olarak, Google’ın Chart API’si veya yine Google’ın Pyhton (Django) kütüphanesi Google App Engine verilebilir. Her zaman olmasada bu kütüphaneleri kullanarak geliştirdiğiniz yazılımları isterseniz, sağlayıcının sunucusunda tutabilirsiniz. Bu yüzden bu tarz sistemlerle geliştirilmiş yazılımlara bulut yazılımı (cloudware) deniliyor.

Son bir unsur ise, servis olarak yazılım yani SAAS(Software as Service). Buradaki mantık daha çok son kullanıcıyı ilgilendiriyor. Müşteriler geleneksel yazılım satın alma modelinden vazgeçerek daha ileri gidiyorlar. İsterlerse bir yazılımı ihtiyaçları ölçeğinde kiralayabiliyorlar. Bu ihtiyaçlar, zaman, işlem gücü veya kapasite olabiliyor. Örnek olarak, bir oyunu sadece bitirdiğiniz zamana kadar kiraladığınızı düşünün. Bu uygulamalar platform bağımsız oluyorlar ve kullanıcılara ekstra sunucu, yazılım, bakım, eleman gibi maliyetler çıkarmıyorlar. Bu durumda uygulama geliştirici birden çok lokasyonda kurulu uygulamada çıkacak sorunlar için endişelenmek durumunda kalmıyor (bakım, hata düzeltme vs gibi).

Ad Spot Ad Spot Ad Spot

SİTEARŞİVİ