SaaS Turkey

Yazılımlarınızı satın almak yerine daha ekonomik bir çözüm olarak kiralamaya ne dersiniz?

Cloud Computing Nedir, Ne Değildir?

cloud_computingCloud Computing yani Bulut Hesaplama, geleneksel bilgisayar konseptindeki yerel hesaplama yöntemlerini tarihe gömüyor. Cloud computing kısaca, ihtiyaç duyduğunuz verilerin ve hesaplamaların sizin bilgisayarınızda değilde, uzaktaki birçok bilgisayarda tutulması ve hesaplanması mantığına dayanıyor. Hesaplanan veriler sonradan internet üzerinden sizin bilgisayarlarınıza yönlendiriliyorlar. Bu durumda elinizdeki bilgisayarın kapasitesinin ne olduğunun önemi kalmıyor. Ayrıca bu verilere dünyanın herhangi bir yerinden ve herhangi bir donanımla erişim sağlanıyor. Bu da doğal olarak platform bağımsızlık sağlıyor. Yani sizin kullandığınız sistem ister Windows, ister Linux olsun istediğiniz uygulamayı çalıştırabilirsiniz.

Cloud Computing’in mantığı aslında birkaç yazılım türünde gizli. Bunların en başında gelen web tabanlı yazılımlar. Yazılarımı takip edenler gelecekle ilgili öngörülerimde sürekli bu tip uygulamaların öneminden bahsettiğimi hatırlarlar. Bunlara örnek olarak Google’ın ofis uygulamalarını verebiliriz. Veriler ve işlemler tamamen uzaktaki bilgisayar kümelerinde tutuluyor ve size sadece sonuçları yansıyor.

Bir diğer yazılım çeşidi ise, bir şekilde bir ağ üzerinde çalışan yazılımlar. Bunlar sadece tarayıcı kullanarak ulaşabileceğiniz uygulamalar değiller. Daha çok Client/Server (İstemci/Sunucu) mantığıyla çalışan uygulamalar. Buna örnek olarak son zamanlarda oldukça dikkat çeken OnLive‘ı örnek gösterebiliriz. OnLive kısaca, oyunların uzaktaki sunucu kümelerinde çalıştırılarak size video olarak aktarılması esasına dayanıyor. Siz oyunu oynuyorsunuz oyunun ekran görüntüsü anında video formatında kaydedilerek size sunuluyor. Bu durumda bilgisayarınızın performansının bir önemi kalmıyor. Sadece internet bağlantınızın hızı önem kazanıyor.

Cloud Computing’in Temelleri

Bulut hesaplamanın temelinde hosting mantığı ve Grid computing yatıyor. Uygulamalarınızı uzaktaki dev sunucu çiftliklerine (server farms) göndererek depoluyorsunuz. Uygulamanızın ihtiyaç duyduğu işlem gücü ise, dağıtık sistemler tarafından karşılanıyor. Yani, birden fazla bilgisayara paylaştırılıyor. Buna grid computing deniyor. Aslına bakarsanız bu pekde yeni birşey sayılmaz. Yıllar önce başlatılan SETI projesi gibi çoğu proje hali hazırda dünyadaki milyonlarca gönüllü insanın bilgisayarlarının işlemci gücünü kullanıyor.

Bulut hesaplama kümelerinde bulunan uygulamalar ise, yine bu hizmeti sunan şirketler tarafından belirleniyor. Microsoft .Net platformuna destek verirken Sun’da Java platformunu destekliyor. Siz ise, ihtiyacınız olan uygulamaları (Örneğin, SqlServer, Oracle gibi) kiralayarak kullanıyorsunuz.Buna Utility computing deniyor. Uzaktaki sunucu kümelerine ise, kullandığınız disk alanına ve işlem kapasitesine göre ödeme yapıyorsunuz.

Gördüğünüz gibi, bulut hesaplamanın aslında yeni bir tarafı yok. Bilişim sektöründe alışık olduğumuz üzere, yapılan birkaç şeyi birleştirip yeni birşeymiş gibi sunulması mantığı. Benim bundan pek şikayet ettiğim söylenemez, çünkü bu konsept yaygınlaştıkça oldukça fazla gelir kapısı açılacaktır. Bu günden bu konsepte yatırım yapma şansı olanlar ise kesinlikle karlı çıkacaklardır.

Bulut hesaplama konsepti Adobe Air gibi platformları oldukça yaygınlaştırabilir. Bildiğiniz üzere Adobe Air, internet üzerindeki uygulamaların, sanki bilgisayarınıza kurulan bir yazılım gibi masaüstünüzde çalıştırabilmesi esasına dayanıyor.

Cloud Computing’in Diğer Unsurları

Bulut hesaplamanın en önemli unsurlarından birisi, servis olarak altyapısı yani IAAS (Infrastructure as a Service). Bu bildiğimiz sanallaştırma hizmetleri gibi altyapı servislerinin sunucu çiftliklerinde yapılması esasına dayanıyor. Yani geliştiriciler istedikleri sistemlere sahip olabiliyorlar ve bunları kontrol edebiliyorlar. Buna örnek olarak Amazon EC2 servisini gösterebiliriz.

Bir diğer unsur, servis olarak platform yani PAAS (Platform as Sevice). Burada, geliştiricilere uzak sunucularda barınan komple bir geliştirme ortamı sunuluyor. Bu sayede bilgisayarınıza bir library indirmeden işlemleri gerekleştirebiliyorsunuz. Buna örnek olarak, Google’ın Chart API’si veya yine Google’ın Pyhton (Django) kütüphanesi Google App Engine verilebilir. Her zaman olmasada bu kütüphaneleri kullanarak geliştirdiğiniz yazılımları isterseniz, sağlayıcının sunucusunda tutabilirsiniz. Bu yüzden bu tarz sistemlerle geliştirilmiş yazılımlara bulut yazılımı (cloudware) deniliyor.

Son bir unsur ise, servis olarak yazılım yani SAAS(Software as Service). Buradaki mantık daha çok son kullanıcıyı ilgilendiriyor. Müşteriler geleneksel yazılım satın alma modelinden vazgeçerek daha ileri gidiyorlar. İsterlerse bir yazılımı ihtiyaçları ölçeğinde kiralayabiliyorlar. Bu ihtiyaçlar, zaman, işlem gücü veya kapasite olabiliyor. Örnek olarak, bir oyunu sadece bitirdiğiniz zamana kadar kiraladığınızı düşünün. Bu uygulamalar platform bağımsız oluyorlar ve kullanıcılara ekstra sunucu, yazılım, bakım, eleman gibi maliyetler çıkarmıyorlar. Bu durumda uygulama geliştirici birden çok lokasyonda kurulu uygulamada çıkacak sorunlar için endişelenmek durumunda kalmıyor (bakım, hata düzeltme vs gibi).

SaaS (Software as a Service)’in Avantajları

saas1 * Saas’de yalnızca yazılımı kullandığınız miktarda ve sürede ödeme yaparsınız. Bu genellikle yazılımın kullanıldığı süre kadar olsa da, yazılım kullanımını ölçerek buna göre ücretlendirmek için kullanılan başka yöntemler de mevcuttur. Bu durum şirketlerin, yazılım maliyetlerinin işletmenin boyutuna göre artıp azalması sayesinde masrafları daha iyi denetleyebilmesine olanak tanır.
* Sunucu yok, destek çalışanı yok; yalnızca bir internet bağlantısı ile her kullanıcı için bir web tarayıcısı. Hoşa gitmeyecek bir nokta görüyor musunuz?
* Verileriniz, güvenlik uzmanları ve destek elemanları tarafından korunan başka birinin veri merkezinde durur. Onlar bu konunun uzmanları, oysa siz değilsiniz. Ayrıca SaaS yazılımlarına herhangi bir web tarayıcısından erişebileceğiniz için şirket verilerinize her zaman ve her yerden erişebilirsiniz. Ofisinizde yangın, vb. kötü bir olay gerçekleştiğinde, başka bir ofisten anında verilerinize ulaşabilirsiniz. SaaS arızalara yüzde yüz dayanıklı olmasa da bu orana çok yakın bir durumdadır.
* Bir web tarayıcısı temel aldığından çoğu insan SaaS uygulamalarının büyük bir kısmının işleyişini kısa sürede anlayabilir.
* SaaS sayesinde şirketlerin yazılım uygulamaları daha hızlı hayata geçirilir.
* SaaS, kompleks yazılım güncelleme süreçlerinden sizi kurtarır.
* SaaS, işletim sistemi ve platform bağımsızdır. Internete bağlı bir cihaz (bilgisayar, mobil cihazlar, vb.) ve bir web tarayıcısı olsun yeter. Herhangi bir framework veya eklenti kurmak zorunda değilsinizdir.
* SaaS, online işlemlerde masaüstü (desktop) yazılımlara göre onlarca kat daha hızlı çalışır.
* SaaS yazılımlarının birçok farklı ödeme seçeneği bulunmaktadır. Yıllık, aylık, günlük hatta “kullandığın kadar öde” seçenekleri.
* SaaS uygulamalarında çoklu kullanıcı (multi users) için yerel ağ (local network) kurmak zorunda değilsinizdir. Kullanıcıların internete bağlı olması yeterlidir. Böylece donanım masraflarınız azalır ve sistem yöneticisi istihdam etme zorunluluğunuz ortadan kalkar.

Bir Hizmet Olarak Yazılım Ne Zaman Anlamlı Olur?

hp_saasKısıtlı bütçeler ve kaynaklarla da en yeni yazılımları kullanabilirsiniz. İşletmeler, Bir Hizmet Olarak Yazılım (SaaS) modelini giderek daha fazla benimsiyor; bu model, uygulamaların tamamen kullanıcı sayısına ve talebe göre kiralanması anlamına geliyor.

IDC araştırma şirketinin tahminlerine göre, talebe göre yazılım modelinin dünya genelindeki büyüklüğü 2011 yılında 14,5 milyon ABD Doları’na ulaşacak; diğer bir deyişle yıllık %30 büyüme gösterecek. (1)

Bugünün CIO’ları ne yapmalı?

* Bakım da dahil olmak üzere tüm BT maliyetlerini düşürmeli

* BT uygulamalarını sadeleştirmeli

* Yazılıma sahip olma risklerini azaltmalı

* Verimliliği / yatırım getirisini (ROI) artırmalı

IDC, KOBİ’ler de dahil olmak üzere, işletmelerin SaaS ve diğer modelleri kullanım biçimlerini açıklıyor. IDC’nin tahminlerine göre, ihtiyaca göre bilgi işlem modellerinin kullanılma oranı giderek artacak ve en az 10 bin kişinin çalıştığı büyük şirketler bu modeli geleneksel dış kaynak anlaşmalarına da dahil etmeye başlayacak. (2)

SaaS modeli şu avantajları sunuyor:

* Daha kısa sürede değer kazanılması

* BT yönetiminin kolaylaşması/sadeleşmesi

* BT altyapı-yazılım sahipliği ve yönetimi maliyetlerinin azalması

* Normal koşullarda pahalıya mal olacak işlevlere erişim

SaaS ile işletmeler, yazılım uygulamalarından daha fazla değer elde ederken, iş risklerini de azaltıyorlar. SaaS altyapıları ve uzmanları, işletmelerin yazılımlarını kurmak ve uygulamak yerine kendi işlerine odaklanmalarını sağlıyor. Ayrıca yazılıma yönelik altyapı yatırımlarından da tasarruf ediliyor. Talebe göre uygulama, eğitim ve danışmanlık hizmetleri SaaS sağlayıcısı tarafından veriliyor.

Artık BT şirketleri de kendi kaynaklarını daha verimli kullanmak ve yeni yazılım araçları hakkında daha hızlı deneyim kazanmak üzere SaaS çözümlerinden faydalanmaya başlıyor.

SaaS modelini kimler kullanmalı?

√ Yazılım uygulamalarını daha hızlı hayata geçirmesi gerekenler.

√ Yazılımı kullanacak kaynaklara ya da altyapıya sahip olmayanlar.

√ Başka bir yazılım çözümünü yönetmesi değil, kendi girişimlerine odaklanması gerekenler.

HP ve SaaS

HP SaaS, işletmelerin HP yazılım uygulamalarından optimum düzeyde faydalanmasını sağlıyor. Tipik bir HP SaaS süreci şu adımlardan oluşuyor:

* Müşterinin gereksinimleri doğrultusunda bir SaaS uygulama ve proje planı oluşturmak

* Sürekli değer kontrolü noktaları belirlemek

* En iyi uygulamaları bildirmek

HP Yazılım ayrıca, uygulamalarını kendi bünyesinde gerçekleştirmek isteyen işletmelere de hizmet veriyor.

HP SaaS İş Geliştirme Müdürü Melissa Siems şunları söylüyor:

“Hedefimiz, müşterimizin başarılı olmasını sağlamak. Müşterilerimizin bizden en iyi hizmetleri alarak başarıya ulaşmasını hedefliyoruz.”

Yatırım getirisini artırmak

SaaS, işletmelerin yazılım uygulama süreçlerini kısaltarak, kendi işlerine odaklanmalarını sağlıyor.

IDC, talebe göre yazılım modelinin giderek daha da yaygınlaşacağını tahmin ediyor. Bunun altında yatan nedenlerin de BT maliyetlerini azaltmak, maliyetleri öngörebilmek, riski paylaştırmak olduğu belirtiliyor.

HP SaaS, bu modelin iş sonuçlarına hızla yansıması için şunları sunuyor:

* Önceden hazırlanmış altyapı ve uzmanlardan oluşan bir ekip

* Kurulum, performans, test ve diğer işlemlerle ilgili risklerin azaltılması

* En iyi uygulamaların seçilmesi ve sürekli danışmanlık sayesinde HP Yazılım’ın tam değerinin sunulması

* HP bu çözümü uygularken, sizin de kendi işinize odaklanmanız

Ad Spot Ad Spot Ad Spot

SİTEARŞİVİ