SaaS Turkey

Yazılımlarınızı satın almak yerine daha ekonomik bir çözüm olarak kiralamaya ne dersiniz?

Yeni BT Hizmet Modelleri – Değişim Kapıda !

saas_kucuk
Teknik alanlardaki hızlı gelişmeler geleneksel bilişim hizmet modellerini zorlamakta.Bunda bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesinin dışında iletişim teknolojilerindeki ivmelenmenin de büyük etkisi var. Özellikle çevresel ya da mali kısıtlar nedeniyle geleneksel iş yapma yöntemlerini sürdürmek zorunda kalan kuruluşların global oyuncularla karşılaşma noktalarında, BT de ortaya çıkan yeni hizmet modelleri karşısında bocalamamaları için gelişmeleri sürekli izlemeleri gerekiyor.

“Geleneksel” bilişim hizmet modelleri, deyince ne anlaşılmalı sorusuna uzun yanıtlar verilebilirse de, bazı örnekler nelerin geleneksel sayılması gerektiği konusunu kısa yoldan açıklayabilir:

Kurum içi yazılım geliştirme ve yazılım bakımı ; İş süreçlerinin tedarikçilere verilmesi (business process outsourcing); yazılım işlerinin uzak lokasyonlara aktarımı (Hindistan örneği); kurumda kurulu lisanslı yazılımlar barındırmak; e-mail ,baskı ve postalama ve doküman yönetimi işlerinin dışarıya verilmesi; dahili veri depolama ve yedekleme işleri ; sunucu ve Web-sunucusu barındırma(hosting) ve ko-lokasyon (colocation) işleri; dahili ağ yönetimi veya ağ yönetiminin dışarı verilmesi ; kurum tarafından alınan ve yönetilen BT demirbaşlarının varlığı; donanım ve yazılımın finansal kiralama yoluyla temini ve donanım ve yazılıma ilişkin amortisman uygulamaları .

Bu örnekleri daha da genişletebiliriz. Ancak özetle, uzun bir süredir alışılagelmiş ya da benimsenmiş tüm BT iş yapma ,yaptırtma biçimleri bu “geleneksel” BT hizmet modelleri altında toplanabilecektir.

Ortaya çıkmış ya da çıkmakta olan tüm yeni BT hizmet modellerinin ortak noktası, bu modellerin bilişim teknolojisini yine bir maliyet karşılığında kurumlara dışarıdan sunmasıdır.Yani aslında değişmekte olan dış tedarik uygulamalarının yapısıdır. Bu yeni hizmet modelleri yukarıda verilen geleneksel dış tedarik modellerinden ciddi farklılıklar göstermektedir. Bu farkların odaklandığı nokta ise ,kurumların geleneksel modellerde ellerinde tuttukları teknolojik yaşam döngüsünün artık onların mülkiyetinden uzaklaşmasıdır.

Geleneksel modellerde, bir BT fonksiyonu kurum dışından temin edilse bile, bu fonksiyonun dayandığı teknoloji ve onun ömrü kurum tarafından belirlenmektedir. Tedarikçilerin sunduğu seçenekler içinden karar verilen teknolojik bileşenler aslında kurumun kontrolünde kalmakta ve yapılmış sözleşmeler süresince yine kurum tarafından değiştirilmedikçe aynen sürmektedir. Öte yandan yeni BT hizmet modellerinde artık bu tür bir mülkiyet anlayışı terk edilmekte ve kurum , tedarikçinin seçim ve stratejilerine uymak durumunda kalmaktadır.

Yeni BT hizmet modellerinin gelişkinliği ve de gelişme hızı ,hizmetin yer aldığı BT disiplinlerine göre farklı düzeylerde. Bu yeni hizmet modelleri yurtdışında özellikle BT yoğun iş sektörlerinde yer bulmaya başlarken, orta ve küçük ölçekli kurumlarda ise çok daha ekonomik ve esnek olanaklar yaratabildiklerinden artan bir hızla benimsenmektedirler. Bunların kısa bir sürede Türkiye’de de belirli pazarlar açacağını öngörmemiz gerekiyor.

Gerek BT gerekse de iş yöneticilerinin karşısına hızla çıkacak (ve de çıkması gereken) bu seçenekleri ise şöyle özetlemek olanaklı:

Yeni iş süreci sağlama hizmetleri: Burada dış tedarik kapsamındaki iş genelde uçtan ucadır ve ücret, bir asgari aylık işlem adeti ve işlem başı fiyatlamasına dayanarak geleneksel dış tedarikten ayrılınmaktadır.

Yeni altyapı hizmetleri: Temelde “kullandıkça öde” kuralıyla verilen her türlü BT altyapı hizmetleri.

Bir hizmet olarak depolama : Veri merkezi hizmetlerinin ,”kullandıkça öde” temeline dayandırılan çeşitli seçenekleri.

Grid işletimi: Birden fazla sahada oluşturulmuş kaynakların, yine gereklere göre ortak kullandırıldığı Grid uygulamaları.

Hizmet olarak iletişim: (CaaS: Communications as a Service) : Mobil veya sabit ağlarda her türlü IP iletişimi, ortak çalışma, çağrı merkezi, veya ses,ve multimedya aktarım ve yönetiminin gereğinde birden fazla tedarikçi tarafından yapılandırılmış platformlar üzerinden kiralanması.

İşlemci Gücü ve Kapasite tedariki: Tedarikçilerin çok çeşitli ücretlendirme modelleriyle, sunucu ve bant genişliği sağlama gibi alanlarda önemli esneklik getiren uygulamalar.

Uzaktan yönetim hizmetleri : Mevcut altyapıların uzaktan yönetiminin yine çeşitli ücret modelleriyle üstlenilmesi.

Hizmet olarak Yazılım (SaaS: Software as a Service) : Abonman ya da kullandıkça öde modelleriyle sunulan ve standartlaştırılmış yazılımların dışında dikey uygulamalara da olanak veren BT hizmetleri.

Web “Platform” modelleri : Özellikle Web 2.0 uygulamalarının yaygınlaşmasıyla önem kazanan çok seçenekli dış tedarik modelleri.

Topluluk kaynağı modelleri : Başlangıçta özellikle kamu sektörü için geliştirilen çözümlerle hızla önem kazanan ve açık kaynak kodu geliştirme topluluklarından esinlenen ücretli modeller.

Yazılım “Akıtma” modelleri (Software Streaming) : Tedarik tarafında “Cache” veya sistem hafızası kullanarak, uygulamaların tamamen kullanıcı kaynakları dışından sağlandığı modeller.Özellikle çeşitli sanallaştırma olanakları nedeniyle hızla büyüyebilecek bir çözüm modeli.

Yazılım temelli “gereçler” (SBAs-Software based “appliances”): Yine sanallaştırmadaki gelişmeler nedeniyle, kullanıcı tarafındaki işletim sistemlerinden bağımsız uygulama olanakları sağlayan çok çeşitli araçlar.

Son Kullanıcı mülkiyetli modeller : Kurumun çalışanlarının kullandığı yazılım/donanım birimlerinin mülkiyetine sahip olmasının tam tersi modeller. Burada da önemli gelişmeler bekleniyor.

Görülebileceği üzere yeni BT hizmet modelleri deyince aslında çok daha etkin olabilecek yeni dış tedarik modellerinden bahsediyoruz. Bu da BT hizmetinin kurumların içinden dışına doğru evrilmesi sürecinin bir başka halkası olarak karşımıza çıkıyor. Kısa vadede kurumların çoğunda bu yeni modellerle ,geleneksel modellerin bir arada varolacağı melez yapılanmalarla yürüneceğini söylemek ise falcılık sayılamaz. Ama BT hizmetinin temel kurgusu hızla değişiyor. Bu BT çalışanını da çok ciddi etkileyecek bir gerçek.

Türkiye’de ki mevcut yerel dış tedarik olanakları bu gelişmelere ayak uydurabilir mi sorusu yerine, uluslararası oyuncular dış tedarik pazarı olarak Türkiye’yi ne zaman cazip bulur sorusunu sormak gerekiyor. O günlerin çok uzak olmadığını öngörmeliyiz.

Ad Spot Ad Spot Ad Spot

SİTEARŞİVİ